`Caney,caney, işte meydaney

 

`Caney,caney, işte meydaney!`

Rahmi TURAN


BAŞBAKAN frene bastı, 15 PKK’lı teröristin Avrupa’dan gelişinin ertelendiğini açıkladı.

Türkiye genelinde çığ gibi büyüyen tepkinin, Erdoğan’ı ürküttüğü anlaşılıyor.

Oysa 20 Ekim günü coşku içinde “Dün Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Türkiye’de iyi, güzel şeyler oluyor!” diyordu.

Şimdi bunun tam tersini söylüyor:


“Habur’da yaşananlar nedeniyle güven bunalımı doğdu, görüntüler halkın büyük bir kısmını yaraladı. Bu nedenle PKK’nın Avrupa kanadından bir grubun 28 Ekim’deki dönüşü ertelendi!”


Başbakan, tuttuğu yolun yanlış olduğunu anlamışa benziyor.


DTP’liler bu çarşamba günü İstanbul’da da zafer şölenleri yapmaya hazırlanıyorlardı. Habur’daki kışkırtıcı görüntüleri tekrarlayacaklardı.
Hevesleri kursaklarında kaldı!


Erdoğan “Her bedeli ödemeye hazırız!” diye büyük konuşuyordu, şimdi bu sözünü geri almış görünüyor. Çünkü bu bedel ödenecek gibi değil!


“Kürt açılımı”nın, tamamen olmasa da, uzun bir süre için bittiği anlaşılıyor!

* * *


PKK’lıların adları eskiden “Eli kanlı teröristler” idi, açılımla birer kahraman oldular! Göğüslerinde üç renkli kordonlarıyla bir madalyaları eksik kaldı!


Ergenekon suçlamasıyla hapiste yatanlar konuşulurken, CHP Milletvekili Şahin Mengü’nün şu çarpıcı sözleri beyinlere kazındı:


“Ergenekon sanıkları PKK’lı peşmerge kıyafeti giyip gelsinler. Mutlaka tahliye edilirler!” Bu eleştiri, hukukun çifte standartlı hale gelmesinin umut kırıcı ve moral bozucu olduğunu vurguluyor.


Anayasa Mahkemesi önceki başkanlarından Yekta Güngör Özden’in “Gururum yaralandı, yüreğim kanıyor!” demesi de bunu ifade ediyor.

* * *

Güneydoğu’da zafer türküleri bitmek bilmiyor:


“Caney, caney, caney... İşte meydaney!”


Açık bir meydan okumadır bu... Güya bunlar barış ve kardeşlik istiyorlardı. Hani, nerede?


Kandil’den gelen terörist grubun sözcülüğünü yapan Mehmet Şerif Gençbağ:


“Amed direnişçileri... Kandil’den sizlere selam getirdik.
Bizim devletten isteklerimiz var. Bunu bildirmeye geldik!” diyordu. (Amed, Diyarbakır bölgesinin Kürtçe adıdır.)


Mahmur Kampı’ndan gelen teröristlerin sözcüsü Nurettin Turgut:


“Kahraman Amedliler! Bizler 221’inci maddeden yararlanmak için gelmedik. Teslim olmaya da gelmedik! Biz Apo’nun gerillalarıyız” diye meydan okuyor, grupta yer alan kadın terörist de çok yüksek perdeden atıyordu: “Bir grup geldik, halk atağa kalktı. Dağdakilerin hepsi gelirse tüm Kürdistan ayağa kalkar!”


Çirkin bir tehdit, bir edepsizlik bu!

* * *


İki lider, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli’den sonra, parlamenterler arasında en dikkat çekici muhalefeti bir kadın milletvekili yapıyor.


CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Başbakan’a soruyor:


“PKK’lıları bağrınıza basıyor ama terörle mücadele eden komutanları Silivri Cezaevi’nde çürütüyorsunuz. Bu çifte standart neden?

Teröristleri çiçeklerle karşılayıp affediyorsunuz. Gazetecileri, aydınları, bilim adamlarını terör örgütü üyesi olmak suçuyla yargılıyorsunuz.

Neden?


Ermeni açılımıyla, köşeye sıkışmış Ermenistan’ı kurtardınız. Kürt açılımıyla, dağdaki inlerinde sıkışmış PKK’lıları kurtarıyorsunuz. Neden?

Sakın başka açılım yapmayın! Sizi ABD ve AB’li dostlarınız bile kurtaramaz!” 

 

Hürriyet, 26.10.2009